Liyakat Olmayınca Skandal Sürpriz Olmaz
(Özdinç Akdel)-
Siyaset kurumunun liyakatsizlikten payını aldığı anlamlı, ders çıkarıcı günlerden geçiyoruz. Tutun Cumhurbaşkanlığı’ndan tüm bakanlıklara yandaş memnuniyeti uğruna zar zor elde edilen bir bürokrasi geleneğinin nasıl katledildiğine tanık oluyoruz. Demokrasi geleneğinin köreldiği yerde bürokrasi geleneğinin ne hallere düşeceğini tahmin etmek zor değildi elbette.
Seçim sonrası belirli bir hedefi olan alengirli hükümet kurma kumpasları kötü meyvelerini çoktan vermeye başladı. Seçim sonuçlarını hiçe sayarak, hükümete belirli bir hizmete yönelik şekil verme müdahaleleri bir gün su koyuverecekti. Bir güç tarafından niteliklerine bakılmaksızın emrivaki bir yerlere getirilenlerin makamlarla ödüllendirilmesi siyasi etik açısından doğru olamazdı.
Kurmakla övündüğümüz devletin yönetim mekanizmalarında ortaya çıkan zafiyetler beklenmedik durumlar değildi. Her seviyede, her alanda kurumsal yönetim açısından ortaya çıkan laçkalık affedilebilecek olumsuzluklar değil. Bir yerde durup aklımızı başımıza toplamasını bilmezsek, hatadan dönmesini bilecek kadar mütevazı olmazsak artık kurtarılacak gemi de kalmayacak.
KKTC Spor Dairesi Müdürlüğü Piyangolar Birimi’nin gözünden kaçan ve “matbaa hatası” diye geçiştirilmek istenen vaka tam bir fiyasko örneğidir. Milli değerler üzerine kurduğumuz ve bağımsızlığımızı ilan ettiğimiz devletin itibarsızlaştırılması için özel bir çabaya da gerek yok, liyakat gözetmeksizin mevki ver sonucunu alırsın. Öyle de oldu ve maalesef daha başka alanlarda öyle de olmaya devam ediyor; ancak bu defa skandal ötesi bir durumla karşı karşıyayız: Çekilişi 8 Ağustos’da yapılacak olan devlet piyangolarına görsel olarak seçtikleri fotoğraf efsanevi Erenköy direnişçisi mücahitleri temsil eden bir fotoğraf olacaktı. Ne yazık ki emin olmadan, hiçbir danışmanlık hizmeti almadan 23 Nisan 1964 tarihinde EOKA B militanlarının St. Hilarion bölgesindeki bir mücahit karargâhını teslim aldıkları anı temsil eden bir fotoğrafı kullanmışlar.
Devlet politikaları bir yana böylesine rencide edici bir hatanın ortaya çıkması herhangi bir mazeretin örtebileceği bir durum değildir. Yapılacak olan tek şey bunun sorumluluğunu taşıyan makam sahibi kişinin veya kişilerin derhal istifa etmesidir. Etmezse görevden alınmaları bir devlet sorumluluğu vazifesidir. Devlet piyangoları müdürlüğünün de kapsamında olduğu bir yönetim kurulu üyesi olarak ve her şeyden önce bir şehit çocuğu olarak böylesi bir boşta bulunmayı kabullenebilmem imkânsızdır. Yetkiyi elinde bulunduran başbakan gereğini yerine getirmez de sorumluları görevden almazsa söz konusu yönetim kurulunun üyeliğinden istifamı sunacağımı bildirmek isterim.
Zararın neresinden dönülürse kardır. Bir an önce medeni sorumluluklarımızı hatırlayarak hükümet yapma ciddiyetinin gereklerini yerine getirmek kurduğumuz devlete olan borcumuzdur. Biriken sorunlar içinden çıkılamaz bir hal almadan liyakatin gereklerini yerine getirmek en öncelikli görevlerimizden olmalı… Şahsen ben böyle bir utancın altında kalmak istemiyorum…
