Sektör temsilcileri İş Makinaları Zirvesi’nde bir araya geldi
Küresel Pazar 141 Milyar Dolara Ulaştı, Elektrikli Makineler Yükselişte
İş Makinalarında Yeni Dönem: Hem Büyüme Hem Dönüşüm
İMDER Yönetim Kurulu Başkanı Şahin: “İş Makinaları Sektöründe 2017 İhracat Rakamlarına Göre Yüzde 130’luk Artış Var”
Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) ve APA Yayıncılık iş birliğiyle İstanbul’da 1-2 Nisan’da ‘İş Makinaları 5.0 Zirvesi’ düzenledi. Zirvede iş ve inşaat makineleri sektörlerinde yaşanan teknolojik dönüşüm ele alındı.
İMDER Yönetim Kurulu Başkanı Özer Şahin, “2024 yılında küresel iş makinası pazarı 1 milyon 174 bin adet ve 141 milyar dolar büyüklüğe ulaşırken, satışların yüzde 65’ten fazlasını paletli ekskavatör, mini ekskavatör ve yükleyici grupları oluşturdu.
Elektrikli makineler henüz toplamın yüzde 1,6’sını temsil etmesine rağmen, bir önceki yıla göre ciddi bir artışla dikkat çekiyor” dedi.
Şahin ayrıca Türkiye’de 2025 yılında iş makinaları ihracatının 2,1 milyar doların üzerine çıktığını, 2017 ihracat rakamlarına göre yüzde 130’luk artış yaşandığını belirtti.
Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) ve APA Yayıncılık iş birliğiyle İstanbul’da İş Makinaları 5.0 Zirvesi gerçekleştirildi. Zirve sürecinde gerçekleşen paneller, teknik oturumlar ve saha uygulamalarıyla sektör profesyonelleri ve uzmanları bilgi ve deneyimlerini paylaştı.
Çimento, hazır beton, agrega, madencilik, inşaat, liman, tarım ve endüstriyel tesislerde faaliyet gösteren işletmelerin katıldığı Zirve’de, elektrikli iş makineleri, otonom ve uzaktan kontrollü operasyonlar, dijital madencilik, yapay zeka destekli üretim teknolojileri ve veri odaklı saha yönetimi konuları da ele alındı.
İMDER Yönetin Kurulu Başkanı Özer Şahin, yaptığı açılış konuşmasında “Bölgemizdeki gelişmeleri ve bunun küresel ekonomi ile petrol fiyatları üzerindeki etkilerini yakından izliyoruz.
Bu gelişmelerle birlikte, küresel ölçekte inşaat ve madencilik sektörünün verimlilik problemi ve karbon ayak izi yüksekliğini dikkate aldığımızda, teknolojik-dijital dönüşümün bir tercih değil bir zorunluluk olduğunu görüyoruz” dedi.
“Enerjide Elektrik, Hidrojen Gibi Çözümlere Daha Hızlı Bir Yönelme Olacak”
Şahin, sektöre ilişkin yapılan iş birliği anlaşmalarını, MERCOSUR, AB-Hindistan anlaşmalarını yakından takip ettiklerini belirterek, rekabet gücünü kaybetmemenin ve artan maliyetlerle başa çıkmanın yolunun verimliliği arttırmaktan, teknolojik ve dijital dönüşümden geçtiğini ifade etti.
Şahin ayrıca enerji sektöründe yaşanan gelişmelerle fosil yakıtlara alternatif sunan elektrik, hidrojen gibi çözümlere daha hızlı bir yönelme olacağını da söyledi.
Dijital Dönüşüm İçin Yeni Adım: İMDER İnovasyon Komitesi
Şahin, “Sektörümüzün güçlü yapısını ileriki zamanda da koruyabilmek ve daha ileriye taşıyabilmek için teknolojik çözümler en büyük rolü oynuyor.
Elektrikli ve hibrit iş makinaları, makine takip sistemleri, şantiye bazında teknolojik çözümler, makine kontrol sistemleri, yarı ve tam otonom teknolojiler, uzaktan müdahale servis çözümleri, güvenlik teknolojileri hem verimliliği arttırıyor hem de insan ve çevreye kattığı değer ile sürdürülebilirliği destekliyor.
Kullanıcılar artık sadece makine değil, beraberinde teknolojik ve dijital dönüşüm de talep ediyor. Bu değişimi doğru analiz etmek sektörümüzün gelecekteki konumunu belirleyecek en önemli unsurlardan biridir.
Biz de İMDER olarak üzerimize düşeni yapıyoruz, bu bağlamda geçtiğimiz ay ‘İnovasyon ve Dijitalleşme’ komitemizi kurduk.
Bu komitemizden hem verimliliğimizi arttıracak hem de rekabet gücümüzü arttıracak çözümleri, üreticiler, distribütörler, kullanıcılar ve kamu otoritesi ile çalışarak hayata geçirmelerini bekliyoruz” dedi.
Sektöre ilişkin veriler paylaşan Şahin, 2024 yılında global iş makinası pazarının 1.174.000 adet olduğunu belirterek, pazarın büyüklüğünün 141 milyar dolara ulaştığını kaydetti.
“2025 Yılında İhracatımız 2,1 Milyar Doların Üzerinde”
Pazarın yüzde 65’ten fazlasını 3 ürün grubunun oluşturduğunu ifade eden Şahin, “Yüzde 24 paletli ekskavatör, yüzde 21 mini ekskavatör ve yüzde 11 yükleyici.
Satılan elektrikli makinaların sayısı ise 18 bin 700 adet. Bu, toplam satışların şu an için sadece yüzde 1,6’sı olmasına rağmen, bir önceki yıl rakamlarına baktığımız zaman ciddi bir artış olduğunu görüyoruz.
İhracat, iç pazar satışları ve yedek parça alt sektörlerini de hesaba kattığımızda, yaklaşık 6 milyar dolarlık bir ciro hacmine sahip olan sektörümüzde, TÜİK verilerine göre 2025 yılında ihracatımız 2,1 milyar doların üzerinde kaydedildi.
2017 ihracat rakamlarına göre yüzde 130’luk artış söz konusu” bilgilerini paylaştı.
Elektrikli Dönüşümün Maden ve Liman İşletmeciliğinde Maliyet ve Verimlilik Etkisi
Açılışta konuşan Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik, İran savaşı nedeniyle petrol fiyatlarındaki artışa dikkati çekerek, elektrikli iş makinelerine dönüşümün sektör açısından taşıdığı önemi vurguladı.
Elektrikli iş makinelerini ilk kullanan sektörlerin başında liman işletmelerinin geldiğini belirten Erçelik, “Toplam dünya ticaretinin yüzde 85’inin limanlar üzerinden yapılması, elektrifikasyonun öneminin ispatı.
Elektrikli dönüşümle uzaktan ekipman yönetimi hayatımıza giriyor. Bir sonraki adım ise otonom, yani insansız çalışmalar.
Tüm bu dijitalleşme süreçleri, yapay zekayla birleşerek bize gelecekte kuvvetli bir düşük maliyet perspektifi, iş güvenliği perspektifi sunuyor” diye konuştu.
Erçelik, elektrikli iş makinelerinin limancılık sektörüne girmesinin karbon nötr hedefine ulaşma, iş güvenliği risklerini ortadan kaldırma, verimlilik ve limancılık operasyonlarında senkronizasyon açısından önemli dinamikleri beraberinde getirdiğini kaydetti.
Türkiye’nin kişi başı milli gelirde 17 bin dolar seviyesine ulaştığını ifade eden Erçelik, “Dolayısıyla ekonomik verilerle hesapladığımızda bu dönüşüm projelerinin artık Türkiye’de de fizibıl olduğunu görüyoruz.
İlk başlarda dünyadaki örneklerini görünce özenirdik artık Türkiye’de de benzer çalışmaların yapılmasının elzem olduğunu görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
“Elektrikli İş Makinelerine Temkinli Yaklaşırken Bir O Kadar Da İştahla Bakıyoruz”
Agrega Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Temel Yaz, Türkiye’de yıllık 700 milyon ton agrega üretimi yapıldığını dile getirerek, “Kömürden sonra devlete en fazla yer hakkı ödeyen madencilik grubuyuz.
Bu veriler agrega madenciliğinin, iş makinesi piyasası için taşıdığı önemi ortaya koyuyor” dedi.
Agrega madenciliğinde de maliyetleri aşağı çekme çabası içinde olduklarını anlatan Yaz, “Yapay zeka ve teknolojinin dönüşümünü, her sektörde olduğu gibi madencilik sektöründe de görmeye başladık.
Kritik mineraller, stratejik madenler konuşulurken biz madenciler bundan uzak kalamayız. Biz madenciler, geri dönüşü uzun ve zor yatırımlarımızda mutlaka alternatif bakış açıları geliştirmeliyiz.
Bu sebeple elektrikli iş makinelerine temkinli yaklaşırken bir o kadar da iştahla bakıyoruz” dedi.
“Dolayısıyla Kömürden Vazgeçmek Mümkün Değil”
Türkiye Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER) Başkanı Muzaffer Polat ise Türkiye’nin kalkınmasında en önemli rolü kömür madenciliğinin oynadığını söyledi.
Dünyadaki savaşların nadir elementlere, madenlere ve enerji kaynaklarına sahip olma savaşı olduğunu ifade eden Polat, “Dünyadaki bütün yayınlarda, makalelerde, analiz yazılarında takip edebildiğimiz kadarıyla kömür geri dönüyor.
Bizim ülkemiz için kömürün farklı bir anlamı var. Bizim ülkemizde bilinen fosil yakıtların yüzde 90’ı kömür. 22 milyar ton kömürümüz var.
Bunu ülkemizin değerlendirmesi lazım. Dolayısıyla kömürden vazgeçmek mümkün değil. Başka bir ülke için kömür stratejik bir maden olmayabilir.
Ama bizim ülkemiz için kömür stratejik bir maden” diye konuştu.
Polat, maden işletmeciliğinde maliyet unsurlarının öne çıktığını dile getirerek, “Artık teknolojik gelişmeleri uygulamamız lazım.
Elektrikli iş makinelerinden, yapay zekadan sonuna kadar faydalanmamız lazım” ifadelerini kullandı
