Yatırımlık tarla alımında 3 hayati tavsiye
Yatırımlık tarla alımında kazandıran 3 stratejik adım
Yatırımlık tarla satın almadan önce bilinmesi gereken kritik noktalar bulunuyor. Toprak
yatırımı yaparken aslında “bugünü” değil, gelecek 5 yıl, 10 yıl veya 20 yıl sonrasının dünyası
satın alınıyor.
Bugün kuş uçmaz kervan geçmez görünen bir mera, yarın bir sanayi sitesinin
kapısı veya lüks villaların bahçesi olabiliyor.
Doğru lokasyon ve sabırlı bir stratejiyle yapılan bir tarla yatırımının yıllar içinde katlayarak
değer kazanabileceğini kaydeden İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu
Halil İbrahim Dindi, şunları söyledi:
“Toprak yatırımında öne çıkan bölgelerin başında, özellikle büyük ulaşım projelerinin kesişim
noktalarında yer alan gelişim aksları geliyor.
Yeni otoyol hatları, hızlı tren projeleri ve lojistik
merkezlerin çevresindeki araziler, yatırımcıların yakın takibinde bulunuyor.
Bununla birlikte,
büyük şehirlerin çeperlerinde kalan ve henüz imara açılmamış alanlar da uzun vadeli
potansiyel sunuyor. Ayrıca, yalnızca bugünkü fiyatlara değil, bölgenin gelecek planlarına ve
kamu yatırımlarına odaklanılması da gerekiyor.
Kısaca, stratejik lokasyon seçimi ve uzun
vadeye yayılan bir planlamayla gerçekleştirilen tarla yatırımları, ilerleyen süreçte önemli gelir
kapısı haline gelecektir.” dedi.
Tarla yatırımında doğru karar vermek için 3 ipucu nedir
Tarla yatırımının sadece güvenli bir birikim aracı değil, aynı zamanda yüksek getiri
potansiyeli taşıyan güçlü bir finansal fırsata dönüşebileceğinin altını çizen İnvesttime Yatırım
Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, tarla yatırımında doğru karar
vermenin ipuçları hakkında şunları anlattı:
1-Ulaşım akslarının gücü ve yol geçen yerler değerleniyor:
Bir tarlanın değerini belirleyen en büyük faktörlerden birisi erişilebilirlik.
Yeni yapılan otoyollar, köprüler ve tüneller tarlanın kaderini belirleyebiliyor.
Örneğin, Kuzey Marmara
Otoyolu hattı nedeniyle, Sakarya, Kocaeli ve Tekirdağ hattındaki tarlalar, lojistik avantajları
nedeniyle değerini korumaya devam ediyor.
Bir başka örneği daha verirsek, 1915 Çanakkale
Köprüsü etkisi ile Çanakkale ve Balıkesir hattı, Avrupa ile Ege’yi birbirine bağlayan bu koridor
sayesinde yoğun talep gören bölgelerden birisidir.
2-Sanayi ve üretim merkezlerinin genişleme alanları önem kazanıyor:
Büyük şehirlerin içinde sıkışan sanayi bölgeleri, çeperlere doğru yayılmak durumunda
olabilecektir.
Bu yayılma alanlarını önceden kestirmek, tarladan servet kazanmanın anahtarı
olabilir.
Örneğin, Eskişehir ve Ankara hattında, savunma sanayi ve teknoloji yatırımlarının bu
hatta kayması, civar köylerdeki arazileri cazip kılıyor.
Bir başka örnekte, İzmir-Manisa
aksında, sanayi devlerinin üretim tesislerini bu bölgeye kaydırmasıyla, “ham toprak”
niteliğindeki araziler, hızla ticari arsaya dönüşme potansiyeli taşıyor.
3-Tarla seçerken “kazandıracak” lokasyon analizi etkin yapılmalıdır:
Burada, tarlanın konumu kadar, o toprağın hukuki ve teknik durumu da hayati önem taşıyor.
Sadece “manzarası güzel” diye alınan bir yer sit alanı çıkarsa, yatırımınız uzun süreli bir
bekleyişe (belki de zarara) dönüşebilir.
Analiz yaparken aşağıdaki maddelere odaklanmak gerekiyor.
**İmar planı takibi: Belediyelerin 1/1000, 1/5000 ve 1/25.000 ölçekli planları incelenebilir.
Tarlanın “kentsel gelişim alanı” içinde mi, yoksa “mutlak tarım arazisi” mi? bu ayrım, yatırımın
geri dönüş süresini belirliyor.
**Kadastral yol şartı: Tarlanın kadastroda kayıtlı resmi bir yola cephesi olup olmadığı mutlaka
kontrol edilmelidir.
Yapı amacıyla alınan yatırımlarda yolu olmayan parseller için yapı izni
almak neredeyse imkansız hale gelebilir.
**Toprak verimliliği ve su kaynakları: Amacınız tarımsal üretim ise, toprağın pH değerinden
yeraltı su seviyesine kadar her detay kar marjını etkiliyor olacaktır.
Tarımsal üretim amaçlı yatırımlık tarlada “su” altın değerindedir.
**Parsel sorgulama ve e-Devlet: Alım yapmadan önce mutlaka TKGM Parsel Sorgulama
üzerinden ada/parsel bilgilerini teyit ediniz.
Tapu üzerinde rehin, ipotek veya şerh olup
olmadığını kontrol ediniz.
