Galataport İstanbul, tarihin en büyük kapasiteli yolcu gemisi Costa
Venezia’nın ilk durağı oluyor
Şehrin tarihi limanını, dünya standartlarında bir kruvaziyer limanı ile alışveriş, gastronomi
ve kültür sanat merkezine dönüştürerek yurtdışındaki benzer projeler için bir ilham kaynağı
haline gelen Galataport İstanbul, beş bin iki yüz altmış yolcu kapasiteli dev kruvaziyer
gemisi Costa Venezia’yı ağırlıyor. Galataport İstanbul’a 27 Nisan Çarşamba günü gelen
Costa Venezia, 2 Mayıs Pazartesi günü akşam saatlerinde limandan ayrılacak.
2021 yılının Ekim ayından itibaren kruvaziyer gemilerini ağırlamaya başlayan Galataport
İstanbul, limanda şimdi de Costa Venezia’yı misafir ediyor. Tarihte limanlarımıza yanaşan en
büyük kruvaziyer gemisi olan Costa Venezia 5260 yolcu kapasitesi, 64 metre yüksekliği ve
323 metre boyuyla dikkat çekiyor. 27 Nisan günü Yunanistan’ın Pire Limanı’ndan gelerek 2
Mayıs akşamına doğru İzmir’e gitmek üzere İstanbul’dan ayrılacak, merkezi Florida’da
bulunan uluslararası bir yolcu gemi şirketi olan Carnival Cruise Line’a ait Costa Venezia, bu
sefer ile ilk defa suya iniyor ve ilk durağı olan Galataport İstanbul’a yıl sonuna kadar birçok
sefer daha gerçekleştirmesi bekleniyor.
Yıl sonuna kadar 200 geminin gelmesi bekleniyor
Galataport İstanbul Liman İşletme Genel Müdür Yardımcısı Figen Ayan, Costa Venezia
gemisinin Galataport İstanbul’dan başlayacak ilk seferi hakkında şunları söyledi: “Galataport
İstanbul olarak beş yıllık bir aradan sonra 2021 Ekim ayından bu yana yolcu gemilerini
ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Costa Venezia beş bin iki yüz altmış yolcu kapasitesi
ve büyüklüğü ile kruvaziyer gemileri arasında çok önemli bir yere sahip. 323 metre
uzunluğu ile neredeyse Eyfel Kulesi’ne eşdeğer. Tarihte limanlarımıza yanaşan en büyük
gemi olmasının yanı sıra ilk seferine de buradan başlayacak olması bizler için gurur
kaynağı. Bu hem İstanbul’un tanıtımına hem de ekonomisine ciddi katkı sağlayacak.
Uluslararası ve ulusal tüm düzenlemeleri yerine getirdiğimiz, dünyada ilk kez uygulanan
özel kapak sistemine bağlı yer altı terminalimiz halihazırda kruvaziyer şirketlerinin ve tüm
sektörün merceği altında. Galataport İstanbul olarak 3 yıl aradan sonra katıldığımız
sektörün en büyük fuarı Seatrade Cruise Global’de gördüğümüz ilgi de bunu destekler
nitelikte. 2022 yılı sonuna kadar yaklaşık 250 gemiyi ve 750 bin yolcuyu ağırlamayı
hedefliyoruz, Türkiye’nin ve bölgenin turizmine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”
Kruvaziyer sektöründe, seyahatlerin başlangıç ve bitiş noktası olan limanlar “ana liman”
olarak tanımlanıyor. Seyahatine ana limandan başlayıp bitiren kruvaziyer yolcuları, günübirlik
gelen transit bir yolcunun 4 katı, şehre diğer yollardan gelen bir turistin ise 8 katı kadar
alışveriş ve yeme içme harcamasına ek olarak konaklama ve uçuş harcaması yapıyor.
Ana liman olarak konumlanan Galataport İstanbul’un Akdeniz çanağından Karadenize kadar
geniş bir coğrafyada da kruvaziyer turizmine büyük bir hareketlilik getireceği öngörülüyor.
Galataport İstanbul, pandemi öncesinde belirlenen hedef doğrultusunda yılda 1,5 milyon
yolcu ve mürettebat sayısına ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor. CLIA’nın (Uluslararası
Kruvaziyer Hatları Birliği) 2018 yılı raporuna göre ise indi-bindi yapan bir yolcu ana liman
şehrinde 376 dolar, günübirlik seyahat eden bir yolcu 101 dolar harcıyor. Bu araştırmalar
kruvaziyerle ülkeye gelen ziyaretçilerin, gemilerin uğradığı her ülkede turistlerin ortalama
harcamalarının çok üstünde bir döviz girdisi sağladığını ortaya koyuyor.
Gemi limana yanaştığında sahil şeridi halka açık olmaya devam ediyor
Galataport İstanbul, şehrin tarihi limanını dünya standartlarında bir kruvaziyer limanına
dönüştürürken, yer altı terminali, özel kapak sistemi, geçici gümrüklü alan gibi inovasyonları
hayata geçirerek sektör dinamiklerini değiştirmiş oldu.
29.000 m2’ye yayılan Galataport İstanbul kruvaziyer terminali ile limanda gemi olmadığı
zamanlarda gümrüklü alanı ve güvenlik (ISPS) alanını ayıran, 176 kapaktan oluşan özel kapak
sistemi sayesinde, geçici gümrüklü saha yaratılarak sahil şeridi erişime açık kalmaya devam
ediyor. Bu inovasyon sayesinde Karaköy’ün eşsiz sahil şeridi, geminin yanaştığı ve kapaklarla
ayrılan kısım hariç, açık olmaya devam ediyor. Yolcuların her türlü terminal, bagaj ve
pasaport kontrol işlemleri dünyanın ilk yer altı terminalinde gerçekleşiyor.
Doğuş Grubu’nun Özelleştirme İdaresi tarafından 16 Mayıs 2013’te gerçekleştirilen Salıpazarı
Limanı İhalesi’ni 702 milyon USD teklifle kazanmasının ardından, Grup Ocak 2014’te Bilgili
Holding’e bağlı BLG Capital ile ortaklık gerçekleştirdi ve bu ortaklıkla alanın geliştirme ve
işletmesinden sorumlu Salıpazarı Liman İşletmeciliği ve Yatırımları A.Ş. kuruldu. Türkiye
Denizcilik İşletmeleri A.Ş. ile yapılan devir sözleşmesini takiben, Şubat 2014’te liman sahası
devralındı ve faaliyetlere başlandı. Şirketin unvanı, Şubat 2018 itibariyle Galataport İstanbul
Liman İşletmeciliği ve Yatırımları A.Ş. olarak değiştirildi.
Galataport İstanbul, ihale bedeli dahil toplam 1,7 milyar dolarlık yatırım tutarı ile Boğaz
kenarında 1.2 km’ye sahip sahil şeridini kapsıyor. Erişilebilir ve düşük katlı yapıları, mahalle
konseptinde tasarlanmış, bölgenin tarihi dokusuyla uyum içindeki mimarisi, alternatif ulaşım
olanakları gibi birçok özelliği ile ziyaretçilerine “nefes alan” sağlıklı ve güvenli bir kültür sanat,
alışveriş, yeme içme ve çalışma deneyimi sunuyor. Galataport İstanbul’da yürütülen
restorasyon çalışmaları ile İstanbulun çok değerli tescilli yapıları şehre geri kazandırılıyor.
Rıhtımın en eski binası olan Paket Postanesi, özel arduvaz çatıları ve cepheleri ile projenin
simgelerinden biri oldu. Sahada yer alan diğer üç tescilli yapı; Merkez Han, Karaköy Yolcu
Salonu ve Çinili Han binalarının restorasyon çalışmaları sürüyor. Tarihi 1848’e ulaşan Türkiye
ve İstanbul’un en eski saat kulesi konumundaki Tophane Saat Kulesi, projenin bir diğer simge
yapısı haline geldi. Sanatın Türkiye’deki en iyi örnekleri arasında yer alan İstanbul Modern ve

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Galataport
İstanbul sahasında yer alıyor. Galataport İstanbul’un en etkileyici özelliklerden birisini
dünyada bir ilk olan yer altı kruvaziyer terminali oluşturuyor. 29.000 m2’ye yayılan
Galataport İstanbul Kruvaziyer Terminali ile, limanda gemi olmadığı zamanlarda gümrüklü
alanı ve güvenlik (ISPS) alanını ayıran özel kapak sistemi sayesinde, geçici gümrüklü saha
yaratılarak sahil şeridi erişime açık kalmaya devam ediyor. Bu inovasyon sayesinde 19. yy’ın
sonundan bu yana erişime kapalı olan Karaköy’ün eşsiz sahil şeridi şehrin en özel yürüyüş
rotalarından biri haline geliyor. Galataport İstanbul’da 240 adet perakende ve yeme içme
noktası bulunuyor. Alışveriş ve yeme içme birimleri için ayrılan kiralanabilir alan toplamı
yaklaşık 52.000 metrekare. Galataport İstanbul, %40’lık yeme içme oranı ile şehrin yeni
gastronomi merkezi konumuna geliyor. 43.000 m2’ye yayılan esnek ofis alanları ise,
Galataport İstanbul’daki çalışanlara cam cepheleri ile güneş ışınlarını içeri alan, aydınlık ve
ferah bir çalışma ortamı sağlıyor. Galataport İstanbul, seçkin otel markası The Peninsula
Hotels’e de ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Dünyada sadece 10 seçkin lokasyonda yer alan
Peninsula Hotels markasının bir halkası olan The Peninsula İstanbul oteli, 177 odası ile tarihi
yarımadanın karşısında yer alıyor.
Galataport İstanbul, 7 milyonu yabancı olmak üzere yılda toplam 25 milyon ziyaretçiyi
ağırlayacak. Proje kapsamında mürettebat dahil yaklaşık 1,5 milyon kruvaziyer yolcusunun da
İstanbul’u ziyaret edeceğini öngörülüyor.
