Boğaziçi Üniversitesi olaylarını duyan kamuoyu kesimlerinin yüzde 80’i, öğretim üyelerinin tepkisini haklı buluyor…

KONDA Barometresi Rektör Belirleme
Süreçleri ve Boğaziçi Olayları Modülü

(Ahmet Coşkunaydın)-

Uzun süreden bu yana kamu oyunu yakından
ilgilendiren Boğaziçi Üniversitesi rektör

seçimi ile ilgili derinlemesine bir araştırma
gerçekleştirildi. KONDA tarafından yapılan ve
tüm ülke çapında,3500 kişiyi kapsayan
araştırma sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı.
Araştırma sonuçlarına göre,Boğaziçi
Üniversitesi olaylarını duyan kamuoyu
kesimlerinin yüzde 80’i öğretim üyelerinin
tepkisini haklı buluyor
KONDA Araştırma ve Danışmanlık’ın aylık
olarak Türkiye çapında yürüttüğü KONDA
Barometresi araştırmasına Boğaziçi olayları ve
yüksek öğrenimde rektör belirleme süreçlerine
öğretim üyelerinin katılımına ilişkin kamuoyu
görüşleri de dahil edildi. Araştırma modülü
sonuçlarına göre, konuya ilişkin bilgi ve fikir
sahibi olan kesimlerin yüzde 83’ü rektör
belirleme sürecine üniversite öğretim
üyelerinin katılımını desteklerken, Boğaziçi
olaylarına dair fikri olan kesimlerin yüzde 80’i
kendilerinden görüş alınmadan rektör
atanmasına tepki gösteren öğretim üyelerini
haklı buluyor.

KONDA Araştırma ve Danışmanlık
tarafından, Türkiye’de halkın siyasal ve
toplumsal konularda eğilim ve tercihlerini
ölçmek amacıyla her ay düzenli olarak yapılan
“KONDA Barometresi” araştırmasında
kamuoyunun Boğaziçi Üniversitesi olaylarına
bakışına yer verildi.
5-6 Şubat 2022 tarihlerinde gerçekleştirilen
araştırma çalışması kapsamında Türkiye’deki
15 yaş üstü 3.506 kişi ile yüz yüze görüşmeler
gerçekleştirildi ve görüşmelerde araştırma
katılımcılarına “rektör belirleme sürecine o
üniversitenin öğretim üyelerinin katılımı” ve
“bir yıldan fazla süredir ülke gündeminde olan
Boğaziçi Üniversitesi olaylarına nasıl
baktıkları soruldu. Araştırma modülünden elde
edilen sonuçlar, Boğaziçi Üniversitesi’nden
akademisyenler, Boğaziçi Üniversitesi
mezunları ve KONDA Araştırma ve
Danışmanlık Genel Müdürü Bekir Ağırdır’ın
katıldığı toplantıda paylaşıldı.
Yüksek öğrenimde rektör belirleme süreçlerine
dair fikri olanların yüzde 83’ü öğretim

üyelerinin rektör belirleme süreçlerine
katılımını destekliyor
Moderatörlüğünü Siyasal İletişim Danışmanı
Gülfem Saydan Sanver’in üstlendiği toplantıda
araştırma sonuçlarına ilişkin bir sunum yapan
Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Adaman,
“Araştırma modülü sonuçlarına göre
rektör belirleme sürecine o üniversitenin
öğretim üyelerinin katılımı konusunda
kamuoyunun yüzde 49’unun bir fikir sahibi
olmadığı görülüyor. Fikri olanların yüzde 83’ü
ise rektör belirleme süreçlerine o üniversitenin
öğretim üyelerinin katılmalarını tercih
edeceklerini belirtiyor. Yüzde 17’lik bir kesim
ise üniversite öğretim üyelerinin rektör seçimi
süreçlerine katılımını desteklemediği
anlaşılıyor. Yoğun ve sürekli değişen bir
gündemde yüksek öğrenim konusunda fikir
beyan edenlerin bu konuya hassas olduklarını
değerlendirebiliriz. Araştırma sonuçları, söz
konusu hassas kesim içerisinde ağırlıklı
çoğunluğun rektör belirlenmesi konusunda

günümüzde sergilenen uygulamanın karşısında
olduğunu ortaya koyuyor” diye konuştu.
Boğaziçi olaylarına dair fikri olanların yüzde
80’i öğretim üyelerini haklı buluyor
Araştırma sonuçlarına göre, “bir yıldan fazla
süredir ülke gündeminde olan Boğaziçi
Üniversitesi olayları” konusunda ne
düşündüğü sorusuna katılımcıların yüzde 52’si
duymadığını ya da fikri olmadığını belirtiyor.
Fikri olanların cevaplarına bakıldığında ise,
yüzde 80’lik bir kesimin kendilerine
danışılmadan rektör atanmasına tepki gösteren
öğretim üyelerini haklı gördükleri yönünde
tercih belirttikleri görülüyor. Geri kalan yüzde
20’lik kesim ise haklı görmedikleri yönünde
tercih belirtiyor. Prof. Dr. Fikret Adaman, “Bir
önceki sonuca benzer bir şekilde, burada da
yoğun ve sürekli değişen bir gündemde
Boğaziçi Üniversitesi’ndeki olayları
izleyenlerin bu konuya hassas olan bir kesim
olduğunu söyleyebiliriz. Bu hassas kesim
içerisinde de ağırlıklı bir çoğunluğun rektör
belirlenmesi konusunda tercihleri alınmayan
Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinin

tepkilerini haklı buldukları ortaya çıkıyor”
diye ekledi.
Boğaziçi olaylarına ilişkin fikir sahibi olanlar
arasında yapılan ekonometrik analize göre
iktidar partilerine oy verme eğiliminde
olanların öğretim üyelerini haklı görmedikleri
yönünde tercih belirttiklerini ifade eden Prof.
Dr. Fikret Adaman, “Parti tercihlerinin bu
denli belirleyici olduğu bir durumda bile,
katılım karşısında en yüksek oranda duran AK
Parti seçmenleri arasında Boğaziçi
Üniversitesi öğretim üyelerinin tepkilerini
haklı görenlerin oranının yüzde 35 civarında
olması dikkati çekici” diye konuştu.
Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Adaman, son
olarak şunları söyledi: “Boğaziçi
Üniversitesi’nde 15 aydır devam eden süreci
kamuoyunun nasıl gördüğünü anlamamız
açısından KONDA araştırması bize önemli
ipuçları veriyor. Boğaziçi Üniversitesi’nin tüm
bileşenleri olarak mücadelemiz öncelikle
Boğaziçi’nin özerk, özgür ve demokratik
olması. Bununla birlikte tüm üniversitelerin

özerk, özgür ve demokratik olmasını istiyoruz.
Boğaziçi’nde olanların, sadece bizimle ilgili ve
bizimle sınırlı kalmadığı, tüm gençlerin ve
anne-babaların ve aslında memleketin
geleceğinin meselesi olduğuna inanıyoruz.”
Toplumda Boğaziçi olaylarına yönelik
farkındalık yüksek
Toplantıda araştırmanın kapsamına ilişkin
bilgiler veren KONDA Araştırma ve
Danışmanlık Genel Müdürü Bekir Ağırdır
şunları söyledi: “KONDA Barometresi’ni 13
yıldır kesintisiz olarak sürdürüyoruz. Bu
memleketin insanları hangi ilkeler
çerçevesinde iyi bir yaşam kurmak istiyor
sorusuna yanıt vermeye çalışıyoruz. Boğaziçi
olaylarını da toplumsal boyutta incelemeye
çalıştık. Ülkemizde 15 yaş üzeri 65 milyon
insan yaşıyor. Oransal olarak konuya dair
haberdar olan ve olmayan kesimler yarı yarıya
gibi görünse de bu oran, 32 milyon insanın bu
olaylardan haberdar olduğunu, 26 milyonun
üzerindeki insanın da öğretim üyelerinin
tepkisini haklı bulduğunu gösteriyor. Bu
oldukça yüksek bir oran.”

Türkiye toplumu çok hızlı değişiyor,
kutuplaşma azalıyor
Bekir Ağırdır şu eklemeyi yaptı: “Günümüzle
12 yıl öncesini karşılaştırdığımızda görüyoruz
ki, Türkiye toplumu çok hızlı bir biçimde
değişiyor ve genel anlamda özgürleşmek
istiyor. Dolayısıyla umutsuz olmak için bir
sebep bulunmuyor. Kutuplaşma bile azalmış
görünüyor. Yaşam tarzı ve gündelik hayat
pratikleri giderek benzeşirken, bu durum farklı
kutupta duran insanları yakınlaştırıyor.
Pandemi ve ekonomik krizin etkisiyle kültürel
kimliklere duyulan sadakat, sınıfsal sorunlar
tarafından sınanıyor ve kesimlerin duygularına
hitap eden soyut öyküler zayıflıyor. Sözün
özü, toplumun büyük kesimi bir anlamda
aracını emniyet şeridine çekmiş, hangi
konvoyu takip edeceğine karar vermeyi
bekliyor. Toplumdaki zihinsel dönüşümün reel
hayata yansıması için yeni bir konvoy düzmek
gerektiği açıkça ortaya çıkıyor.”
KONDA BAROMETRESİ Rektör Belirleme
Süreçleri ve Boğaziçi Olayları Modülü’nde yer
alan kilit bulgular şöyle sıralanıyor:

· Kamuoyunun yaklaşık yüzde 49’u rektör
belirleme sürecine o üniversitenin öğretim
üyelerinin katılımı konusunda bir fikre sahip
değil. Konuya ilişkin fikir sahibi olanların
yüzde 83’ü, öğretim üyelerinin sürece
katılımını desteklediğini belirtiyor.
· Rektör belirleme sürecine o üniversitenin
öğretim üyelerinin katılımı konusunda
araştırmanın kadın katılımcılarının yüzde 54’ü
konuya ilişkin bir fikre sahip değil. Konuya
dair fikri olan kadın katılımcılarının yaklaşık
yüzde 89’u öğretim üyelerinin rektör seçim
süreçlerine katılımını desteklediğini belirtiyor.
Konuya dair fikri olan erkek katılımcılarda bu
oran yaklaşık yüzde 80.
· Rektör belirleme sürecine ilişkin fikir
sahipliğinde en yüksek orana sahip yaş grubu
18-32 yaş grubu (yüzde 63). Bu yaş grubunda
konuya ilişkin fikir sahibi olan kesimlerin
yaklaşık yüzde 85’i öğretim üyelerinin
süreçlere katılımını desteklediğini belirtiyor.
· Rektör belirleme süreçlerine öğretim
üyelerinin katılımını desteklemeyen kesimlerin

siyasi parti tercihlerinde AK Parti (yüzde 15)
ve MHP (yüzde 12) ile ilk sırada yer alırken,
konuya ilişkin fikir sahibi olan AK Parti
seçmenlerinde öğretim üyelerinin rektör
belirleme sürecine katılımını destekleyenlerin
oranı yüzde 58 olurken, MHP seçmenlerinde
bu oran yüzde 72 olarak gerçekleşmiş
bulunuyor. Rektör belirleme süreçlerine
öğretim üyelerinin katılımına yönelik fikir
sahibi olma oranında ilk sırayı CHP
seçmenleri alırken, bu parti seçmenlerinin
yaklaşık yüzde 69’u süreçlere öğretim
üyelerinin katılımını destekliyor.
· Kamuoyunun yaklaşık yüzde 52’si, bir yıldan
fazla süredir ülke gündeminde olan Boğaziçi
Üniversitesi olaylarına dair bir fikre sahip
değil. Konuya ilişkin fikir sahibi olanların
yaklaşık yüzde 80’i, kendilerine danışılmadan
rektör atanmasına tepki gösteren üniversite
öğretim üyelerini haklı bulduğunu belirtiyor.
· Araştırma modülünün kadın katılımcılarının
yüzde 58’i konuya ilişkin bir fikre sahip değil.
Konuya dair fikri olan kadın katılımcılarının
yaklaşık yüzde 83’ü kendilerinden görüş

alınmadan yapılan rektör ataması karşısında
tepki gösteren öğretim üyelerini haklı
bulduğunu belirtiyor. Konuya dair fikri olan
erkek katılımcılarda bu oran yaklaşık yüzde
77.
· Boğaziçi olaylarına ilişkin fikir sahipliğinde
en yüksek orana sahip yaş grubu 18-32 yaş
grubu (yüzde 58). Bu yaş grubunda konuya
ilişkin fikir sahibi olan kesimlerin yaklaşık
yüzde 84’ü öğretim üyelerinin tepkilerinde
haklı olduğunu belirtiyor.
· AK Parti seçmeni araştırma modülü
katılımcılarının yaklaşık yüzde 69’u, MHP
seçmenininse yüzde 53’ü Boğaziçi olaylarına
ilişkin bir bilgi ya da fikir sahibi olmadığını
belirtiyor. Boğaziçi olaylarına ilişkin bilgi ve
fikir sahipliğinde en yüksek oran CHP ve İYİ
Parti seçmenleri arasında görülüyor. CHP
seçmenlerinin konuya ilişkin fikir sahibi
olanları içerisinde öğretim üyelerini haklı
bulanların oranı yaklaşık yüzde 96 olurken İYİ
Parti seçmenleri arasında bu oran yaklaşık
yüzde 92.