Bir isyan da Engellilerden...

Bir isyan da Engellilerden…

ENGELLİLERİN YAŞAM HAKKI VAR MI!

Türkiye Sakatlar Derneği Genel Başkanı Şükrü Boyraz’ın 3 Aralık Dünya Engelliler
Günü nedeniyle yaptığı basın açıklaması:

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi tarafından yapılan açıklamaya göre 2023
yılında dünya genelinden 1 milyarda fazla engelli insan bulunmaktadır. Hükümetlerin, kurumların
engellilerin küresel kalkınma gündemine dahil edilmesi yönündeki taahhütlerine rağmen bu
konudaki ilerlemenin sınırlı kaldığı belirtilmektedir.

Engelliler dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de sürekli göz ardı edilebilir bir nüfus
olarak görülmektedir. İmzalanan uluslararası sözleşmeler, kabul edilen ulusal yasalar ne yazık ki
yok sayılmakta, engellilerin yaşamını iyileştirmeye yönelik kalıcı ve sürdürülebilir bir gelişme
olmamaktadır.

Bizler bırakın yaşama katılımın artırılmasını, en temel sağlık ihtiyaçlarımızı karşılamaktan
bile uzaklaşmaya başlamış durumdayız. Bir adım ileri atılsa, beş adım geriye giden uygulamalarla
yüzleşmek, yaşamda kalmak için çabalamaktayız.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliğleri son derece keyfi
biçimde değiştirilmekte ve engelliler, kronik hastalar, yaşlılar daha zor koşullara hapsedilmektedir.
Çok sayıda engelli için sağlıklı kalabilmenin koşullarını oluşturan örneğin sondalar,
kolostomideler, ortez ve protezlerde, tekerlekli sandalyelerin fiyatları çok artmıştır. Bunun
sonucunda ürün fiyatları ile SGK’nin verdiği destek arasında fark inanılmaz ölçüde açılmıştır. Bu
nedenle engelliler için bu zorunlu ihtiyaçlara erişim artık imkânsız hale gelmiştir.
2022 sayılı Yasa ile verilmekte olan Sosyal Yardım tutarı, başta gıda olmak üzere enflasyon
karşısında değersizleşmiş, bir haftalık harcamaya bile yetmez hale gelmiştir. Yardım miktarının
belirlenmesinde aile gelirinin esas alınması birçok engellinin bu haktan yararlanmasını
engellemektedir.

2828 sayılı Yasa ile sağlanan evde bakım desteği alan ve ağır bakım gerektiren engelliler
rapor yönetmeliğinde yapılan değişiklikler ile kısmi bakım kapsamına alınmakta, evde bakım
yardımı kesilmektedir.
Çalışabilir haldeki engellilerin istihdamı için yasalardaki hükümler uygulanmamakta, örneğin
devlet memurluğu kadrolarına zorunlu olması gereken atamalar gerçekleştirilmemektedir.
Daha önce H sınıfı ehliyet almış ancak yenilemesi gereken engelliler yine rapor
yönetmeliğinde yapılan olumsuz ve yanlış değişikliklerin sonucunda bu haklarını da
kaybetmektedir.

Toplu ulaşım araçlarının engelliler için erişilebilir hale getirilmesini düzenleyen 5378 sayılı
Yasanın ilgili hükümleri uzun yıllardır ertelenmektedir. Bu nedenle engellerin en temel hakkı olan
ulaşım ve erişim hakları fiilen yok edilmiş durumdadır.

Üzülerek belirtmeliyiz ki karşımıza çıkarılan bu engellerin ortadan kaldırılması için çok az
aktif ve etkili destek bulabilmekteyiz. Tam tersine insanlık onurunu zedeleyen yaklaşımlarla
karşılaşmaktayız. Örneğin bir eski milletvekili, iktidar partisinin kurucu durumundaki bir siyasetçi
“ortopedik özürlülerden bu memleketi kurtarmamız lazım” diyebilmektedir. Asıl kurtulunması
gereken, engelliliği anlayamayan, kavrayamayan bu tür zihniyettir.
İnanıyoruz ki engellerden arınmış, eşit ve erişilebilir bir dünya bizler içinde gelecektir.